|
Yıldızlararası
ortamdaki maddenin içeriğine biraz daha ayrıntılı bakıldığında aşağıdaki
elemanlardan oluştuğu görülür:
a- Sıcaklığı 10-10000oK
arasında olan ve soğuk madde olarak kabul edilen nötr ya da iyonlaşmış gaz,
moleküller ve toz parçacıkları, ışınım gücü yüksek, sıcak yıldızlar, uzaya
yaydıkları enerji ile, çevrelerindeki gazın sıcaklığını yükseltirler ve gazı
iyonlaştırırlar. Gözlenen iyonlaşmalardan, ortamdaki sıcaklığın 10000oK
civarında olduğu sonucu çıkarılmaktadır. Yıldızlararası ortamda enerjisi veya
sıcaklığı 10000oK kadar olan maddeye soğuk madde denilmektedir.
b- Enerjisi veya sıcaklığı çok
daha yüksek olan ve kozmik ışınlar denilen atom çekirdekleri.
c- Bildiğimiz Röntgen
ışınları, morötesi ışınlar ve genel olarak elektromanyetik ışınlar.
d- Çok yüksek enerjili ve nötrino denilen, Büyük-Patlama (Big-Bang) sonucu ortaya çıkan ve yıldızların
evrimleri süresinde salınan parçacıklar.
e- Manyetik alan.
1944 yılında Hollanda’lı Van
de Hulst, hidrojen atomunun 21 cm de bir radyo dalgası yaydığını ve bunun
gözlenebileceğini öngörmüştür. Yıldızlararası ortamda en bol hidrojen olduğu
için söz konusu buluş oldukça önemlidir. Daha da önemlisi radyo dalgaları
yıldızlararası ortamdaki kozmik tozlardan etkilenmektedir veya kozmik tozlar
tarafından soğurulmaktadır. Böylece çok uzaklardaki gök cisimlerinden gelen radyo
yayınları gözlenebilmiştir. Optik astronomiye göre radyo astronominin gücü,
radyo dalgalarının bu özelliğinden kaynaklanmaktadır.
1945 yılında 2.Dünya Savaşı
bittikten sonra bilim adamları sivil görevlerine döndü. Savaş süresince bilimsel
birikimler ve teknolojik gelişmeler oldu. Bu birikim radyo astronominin hızla
gelişmesini sağladı. Radyo teleskoplar gelişti. Böylece yıldızlararası maddenin
yapısının ayrıntılı olarak incelenmesi kolaylaştı. Galaksimizdeki nötr hidrojen
gazının dağılım haritası çıkarıldı. Yıldızlararası ortamda soğuk bölgelerde ve
hidrojen atomu gibi radyo yayını yapan birçok molekül keşfedildi. Bugün
yıldızlararası ortamda canlıların yapısında bulunan organik maddeleri içeren 45
ten fazla molekül gözlenmiştir. Bunlardan bazıları; su buharı, formik asit,
metil alkol, formaldehid ve hidrojen siyanürdür. Bu moleküllerin çoğu 1970 li
yıllardan sonra gözlenmiştir.
  |